Kayıtlar

Mart, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hüzünlü bir yol öyküsü: 'Sessiz Umutlar'

Resim
Modern kent, bizi birbirimize en çok yaklaştıran ama ruhsal açıdan da en fazla uzaklaştıran tuhaf bir paradoks. Georg Simmel'in o meşhur "bıkkın metropol insanı", her sabah tanımadığı yüzlerin arasından geçerken aslında birer "yabancı" olarak kalmanın özgürlüğünü ve ağırlığını da taşır. Kalabalığın içindeki bu zorunlu kayıtsızlık bireyin hayatta kalma mekanizmasıdır, ancak bu kalkan, bizi birbirimize bağlayan o kadim damarları da gitgide inceltir. Tam da burada, modern birey için "arafta kalma" hali başlar; o ruh, ne tam olarak terk edilen geçmişin sıcaklığına aittir, ne de adımladığı o yabancı kentin soğuk yüzüne. Bu, iki dünya arasında asılı kalmanın, aidiyetsizliğin yarattığı tekinsiz boşluktur. Leyla Dinç'in, geçtiğimiz günlerde yayımlanan ilk romanı  Sessiz Umutlar , tam da Simmel'in tarif ettiği bu zihinsel mesafenin ortasında başlar. Karakterlerin birbirine olan uzaklığı kilometrelerle ölçülemez, daha çok modernitenin "akışkan...