Kayıtlar

hayat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hayatla yeniden göz göze

Resim
GECE DEFTERİ / IV Gece notu: İçeride bir şeyler yerli yerindeyse, artık dışarıya bakabildiğin içindir.   Camdan dışarı baktım: Şehir hâlâ oradaydı. Işıklar yanıyor, birileri bir yerlere yetişiyor, hayat benim uykusuzluğumu umursamadan akıyordu. Bir an şaşırdım. İçimde bunca şey olurken dışarının bu kadar normal olması tuhaftı. Sonra anladım ki, dünya hep böyleymiş, her şey aklın sınırlarının dışındaymış.   Camdan dışarı bakarken ilk defa seni düşünmedim. Sokak lambası titredi; bir pencere kapandı; bir araba geçti. Ve ben şunu hissettim: Hayat bana geri dönüyor. Yavaş, temkinli... Ama bana doğru.   Belki her şey düzelmeyecek, belki hiçbir şey yoluna girmeyecek. Ama ben, artık dışarı bakabiliyorum. — Dilek: Hayatla yeniden göz göze gelinen bir yerden... Dilek Kadıoğlu

Zihnimin Orta Yerinde

Resim
Zihnimin orta yerinde hüküm süren imparatorluğun, zayıfça bir kölesiyim. Köşesine kurulmuş koca göbekli efendilerimin buyruğunda oradan oraya sürükleniyorum. Ayaklarıma vurulan zincirlerin arkadaşlığı biraz olsun kalabalıklaştırıyor beni. Ardından, işe yaramazlar silsilesinde liderliği tuttuğum avuçlarıma kırbaçlar yiyorum. Ne zamandır dardayım. Zamanda yolculuğu keşfetmişcesine her gün aynı feryadı işitiyorum. Hoyrat yaşamın bekçisi kapımda dikiliyor, onun bozuk saatine göre yaşıyorum gecemi. Gündüzüme, günlerdir gün doğmuyor. Merve Dede @bengilaf

Alan

Resim
"Karanlıkta su sesi, insanın içindeki ölüm mayasının sesini konuşur." Ahmet Hamdi Tanpınar /  Huzur "Nedir zaman? Bir kaza! Nedir hayat? Bir zaman! Nedir kaza? Bir hayat, yeni bir hayat!" Orhan Pamuk /  Yeni Hayat Tramvayın kapıları açılırken çıkan ses, ilk kez ıslık çalmayı denediğinde çıkardığı rüzgâr uğultusu benzeri, kulak tırmalayıcı sesi hatırlattı Alaz'a. Çocukluğunun belli belirsiz hatıralarını kurcalayarak, tramvayla ev arasındaki mesafede vakit öldürmeye çabalıyordu. Artık kaldırım taşlarını saymayı bıraktığını da o an fark etti. Bir an tüm bu düşüncelerden sıyrılır gibi oldu ve göğüs kafesini çılgınca dolduran karanlıkla kalakaldı sokak ortasında. "Henüz değil!" dedi içinden, "Eve kadar sabret." Kafatasının içinde uçuşan herhangi bir düşünceyi aceleyle yakaladı tekrar. Ne olduğu önemsizdi, yeter ki çevresinde ve içinde bir yerlerde, damarlarında her an bir kaza yapacak gibi akan gerçeklikten koruyabilsin...