Mert Fırat'la söyleşi: Kent ve Sakinleri
MERT FIRAT'LA MEGA KENTLERİ KONUŞTUK! "Mega kentlerin ortak özelliği sanırım. Örneğin, New York’taki dönüşümün pek bilincinde değilim, ama Berlin’deki değişimi görebiliyorsunuz. Amsterdam için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Her zaman bir alternatif yaratabiliyorlar. Londra’nın göbeğinde, ‘biz burayı, bu eski evleri yıkacağız, giydireceğiz ve buraya bir alışveriş merkezi koyacağız’ diyemiyorlar. Yani buna, ne oranın yerel belediyesi izin veriyor, ne hükümet izin veriyor. Şehircilik biraz oturmuş galiba orada. (...) "Henri Lefebvre’nin Gündelik Hayatın Eleştirisi diye bir kitabını okumuştum, onun kaynakçasına gireceğim: Amerika’nın ve kapitalizmin -galiba ‘başta Amerika’ demek daha doğru- artık her yere girdiği ve insanların iştahını kabarttığı noktada kendi doğduğun evi bile yıkıp artık onunla tüm bağını kopararak oraya bir gökdelen dikmek hevesindeysen -onu yok edebiliyorsan-, zaten oradan geri dönüş çok zor oluyor. Yani artık şöyle oluyor: Maneviyat mı, maddiya...