Kayıtlar

HainDomdom etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dalıp giderken uzaklara...

Resim
Boğazına bir yumru oturur, yutkunursun gitmez. Ağlamak için canını bile verebilirsin ama yaşlar içine doğru yol alır. Halinden anlayan, "oğlum, neyin var" diyen bir annen de yoktur yanında. Her şey kısa süreliğine durur senin için ve sen sadece bir noktaya bakakalırsın. Neresi olduğu ya da ne olduğu hiç önemli olmayan bir nokta. Etrafında belki de seni seven birçok insan, senin sevdiğin birçok şey var. Ama takılır işte gözlerin bir yere. Aklına sicim gibi yağar anılar. Acısıyla tatlısıyla, en güzeli de sevdiğinin bulunduğu anılar. Unutulması hiçbir zaman mümkün değildir o anların. Ağlamamak için sıkarsın kendini. O yumru gider, yerine patlayacak bir volkan yerleşir. Dişlerin neredeyse birbirine geçecek gibi olduğu zaman fark edersin ancak kötü olduğunu. Oradan uzaklaşmak için izin almaya takatin kalmaz, bir hışım kalkarsın yerinden. Bulunduğun yerden, o anıları aklına getiren etkenlerden uzaklaştığında rahatlarsın ancak. İşte o zaman birer birer damlalar düşmeye başla...

Kırmızı Kalem

Resim
Merdivenleri yavaş yavaş çıktım. İkinci kata geldiğimde açtı kapıyı cimcime. "Akşıııııım!" Kahkaha attım sessizce. Bir türlü 'aşkım' diyemiyordu cadı. Duysa güldüğümü ona, laflarıyla döverdi vallahi. Her işten döndüğümde, bana gülümseme sebebi oluyordu çok şükür. Kapıyı aralamış, annesini de arkasında saklıyordu güya. "Babacım!" Önünde çömeldim. "Hoş geldin akşım!" deyip sarıldı hemen. Kucağıma alıp ayağa kalktım. Kafasını omzuma yasladığından emin olunca kapıyı açtım. Güzeller güzeli, elma dudaklı eşim de gülümsüyordu bize. Baktım bizim cadı arkaya bakıyor, fırsat bu fırsat işte diyerek öptüm dudaklarından sevgili karımın. Kaşlarını çattı birazcık ama sesini çıkartmadı. Kızamaz ki o bana. Kucağımdaki yaramaz fareyi gri mutfak masasına oturttum. "Okulun ilk günü nasıldı ha?" dedim gülümseyerek. Hemen kıpırdandı sırıtarak. Eşim sofrayı hazırlarken arada hem yardım ediyor, hem de cadımızı dinliyordum. "Öğretmen liste verdi...