Kayıtlar

ersun çıplak etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kent ve Sakinleri: Ersun Çıplak

Resim
ŞAİR ERSUN ÇIPLAK, KENT ALGISINI YAZDI Hemen hiçbir yere kendimi ait hissetmedim; İstanbul’dan hemen her zaman korktum. Yaşadığım süredeyse sunduğu olanakları hızlı tüketmek zorunda olmaktan ya da ne bileyim bir sergiyi hazmedemeden başkasına gitmek zorunda kalmaktan neredeyse kusacak duruma geldim. Bir başkası beş günden sonra sıktı. Birçok şehri düşündüm, ne yazık ki kaderim gereği doğduğum kentten daha uygununu bulamadım kendime. Düşündüm; çünkü kısa süreler haricinde başka bir şehirde yaşamadım. Yalnızca dokuz buçuk ay Değirmendere-Gölcük-İzmit; bir ay Samsun; yirmi gün İstanbul. Kaldığım sürede oralara ait hissedemediğim için Adana dışında başka bir şehirde yaşamadım sayılır. Evden kolay kolay çıkmam. Mecburen okul ve üniversite... Fırsat buldukça, sahibini sevdiğim (İsmail Karahan) bir kitapçıya giderim (Karahan Kitabevi). Sinemaları, gitme ihtimalim olduğu halde filmlere bakıp burun kıvırdığım için seviyorum. Hava müsait olunca -ki Adana’da hava genellikle müsait- g...

"Burjuvazi sürekli kan ister!"

Resim
Türkiye Sakatlar Derneği üyesi Ali Rıza Kayık kent algısını anlatıyor! Kent ve Sakinleri Kentsel dönüşüm sürecinde ilk yıkılacak yerlerden birinde oturuyorum: Küçük Armutlu. İstanbul ’ un en güzel yerlerinden biridir ve dolayısıyla ‘köyden gelmiş, fakir halkın oturmaya hakkı yok’ diyorlar. Bunun adı kentsel dönüşüm değil,  ‘ rantsal dönüşüm ’ dür. Zengine B1 yasası çıkardılar. Bundan böyle zengine tapu; fakire polis ve zabıta. Fakat biz evlerimi yıktırmayacağız. Evlerimizi yıkanların biz de villalarını yıkarız. Olması gereken şudur: Yerinde dönüşüm. Ben oturduğum yerden ayrılmak istemiyorum. Çocuklarım devam ettikleri okullarını bırakmak istemiyor. Semtimden ayrılmak istemiyorum, komşumdan ayrılmak istemiyorum, işimden ayrılmak istemiyorum. Ben bütün yaşamımı orada kurmuşum. Yirmi beş senedir orada oturuyorum, yaşamım oraya ait. Şimdi beni oradan alıp TOKİ’nin satılmayan evlerine yerleştirmeye çalışacaklar. Hayır, biz bunu kabul etmiyoruz. Biz yerimizden ayrılmayaca...