Kayıtlar

2006 etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Annem sinema öğreniyor [Kısa Film]

Resim
Bütün entelektüel çevrelerin bildiği, ama gençlerin birçoğunun bilmediği bir şey izlettirelim size. Aşağıdaki kısa filme dikkatle bakmanızı tavsiye ediyoruz!

Reklamları İzlemediğimizi Söylemeyin!

Resim
Reklam Şirketlerine Reklamları İzlemediğimizi Söylemeyin, Onlar Bizi İzliyor Sanıyor! Hatta ve hatta reklamı veren şirkete hiç bahsetmeyin, onlar da bizi izliyor ve koşa koşa gidip satın alıyor sanıyor. Hiçbir yere ayrılmayın, konumuz reklamlar. Fazla örneklemeyeceğim, mesela Orkid reklamı, sizce mazbut bir aile bu reklamı merakla izler mi; kaldı ki geleneklerine bağlı Türk halkı, kızlarını özenle yetiştirip namuslarını silah gücü ile korurken, Orkid reklamı zaplanır mı? Zaplanır tabii ki de. Hem de evin babasının küfür dolu sövgüleriyle zaplanır. Tecrübeyle sabittir. Üstelik regl olmak bir hadisedir, halk arasında bir tür kirliliktir. Kadınlar bi kirlenir bi temizlenir, bi melektir bi şeytandır; aç kapa artema... Daha da üstelik, ilk erkekliğin şaşaalı törene dönüştüğü memleketimizde, ilk kadınlık tokat ile kutlanır. Hani hatırladıkça utansın kız kısmısı... Şşşt, sussss... (aklıma vajinusmus ve Haydar Dümen geldi nedense!) Pekiii, hal böyleyken, uç noktada namüsait pl...

Erkeğin İktidar Alanında Seçilmiş Kadın

Resim
Sözü bitmişlere... “Modern Kadınlar, Çalışan Talepler” adlı makalesinde Sevil Sümer, Türkiye ve Norveç’i genç ve üniversite eğitimli kadınlar kapsamında karşılaştırırken şu sonuca varıyor: “Norveçli kadınların farklı olmaktan rahatsızlık duymalarının nedenini Norveç toplumunun önemli bir kültürel özelliği olan “eşitlik” idealinde aramak gerektiğine inanıyorum. (...) (Türk) kadınları, genel olarak Türkiye’de kadının durumunu yorumlarken kendilerini bu gruba dahil etmiyorlar. Türk kadınından “onlar” diye söz ediyorlar.” (115) Bu anlamda bakıldığında akla, Türkiye’de kadının konumu gelebiliyor. Kadının kadına ettiği zulüm ya da seçilmiş kadın olmak. Bu aslında, sadece bizim toplumumuz için geçerli bir durum değil. Norveç toplumunu dışında tutarak, diyebiliriz ki, gittikçe küreselleşen dünya sürecinde kadın, bir meta aracı olmaktan öteye gidemiyor. İnce, uzun bacaklı, güzel yüzlü seçilmiş kadınlar, podyum ya da dergi kapaklarının baş sayfalarını iç acıtıcı bir unsur olarak süsleyeb...

Savaş, Kadın ve Tecavüz

Resim
Tank, tüfek, toprak... Sert sessiz harflerle donatılmış savaşın acımasız bütünlüğünü tamamlayan en önemli kelimedir ‘erkek’. Merhametin olmadığı bu düzensizliğe az çok çekidüzen vermek isteyen kadın; korunması gereken bir eşyadır ki, bu hengâmenin ortasında kaç insan ölmüştür, kaç kadın kırılmıştır, bilmek isteriz. Savaş... Üst üste yığılmış bedenlerin kurumuş yaraları bir mezarda birbirine yapıştığında, kirli kanla temiz kan harmanlanır bir mezarda. Tecavüz... Bir erkeğin oyunu... Bir kadının hayatı iğfal edildiğinde kan ve ter karışır birbirine, bir kadının çukurunda... Kan ter içinde. Ve savaş, tecavüze benzer: Kadın işgal edilir, fethedilir, talan edilir, yakılır. Bir ülke iğfal edilir; isteksiz. Doğum tarihi? Ana adı? Baba adı? Doğum yeri? Kimliksiz çocuklara sorulan tüm soruların cevabıdır SAVAŞ. Onlar, vurulmuş vicdanları, sakat merhametleriyle olabildiğince çok severler dünyayı ve öğrenirler ki bir kardeşliktir savaşmak (!) Erkeklerin icat...