Kayıtlar

roman etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yavuz Türk: "Bu romanı bana 'artık ölüleri gömecek toprağımız kalmadı' cümlesi yazdırdı”

Resim
"Artık ölüleri gömecek toprağımız kalmadı" cümlesi, Yavuz Türk'ün distopik romanı Yüce Lider'e Dair 'in kapısını açan karanlık eşiklerden biri. Bu cümleden büyüyen anlatı; kıtlığın, korkunun, baskının ve lider kültünün kuşattığı bir adada, insanın hayatta kalma çabasıyla direnme ihtimali arasındaki gerilim üzerinden ilerliyor. Şair kimliğiyle tanıdığımız, ancak bu kez romanın imkânlarıyla kurduğu yoğun ve konsantre bir atmosferin içinden konuşan Yavuz Türk,  Yüce Lider'e Dair 'de distopyanın tanıdık karanlığını bugünün dünyasına yaklaştırırken, masalsı bir anlatımın içinden bizlere, iktidar, itaat, şiddet ve umut üzerine düşünme alanı da açıyor. Yavuz Türk'le 'Yüce Lider'e Dair' üzerine bir konuşma Ayhan Şahin:   Romanın  Yüce Lider'e Dair , baskıcı-totaliter bir rejimin hüküm sürdüğü bir adanın distopik hikâyesi. Sürgünler, ölümler, işkenceler, kıtlık, iç savaş, toplu katliamlar... Bu romanı yazmaya ne zaman ve nasıl karar verdin? Tü...

Hüzünlü bir yol öyküsü: 'Sessiz Umutlar'

Resim
Modern kent, bizi birbirimize en çok yaklaştıran ama ruhsal açıdan da en fazla uzaklaştıran tuhaf bir paradoks. Georg Simmel'in o meşhur "bıkkın metropol insanı", her sabah tanımadığı yüzlerin arasından geçerken aslında birer "yabancı" olarak kalmanın özgürlüğünü ve ağırlığını da taşır. Kalabalığın içindeki bu zorunlu kayıtsızlık bireyin hayatta kalma mekanizmasıdır, ancak bu kalkan, bizi birbirimize bağlayan o kadim damarları da gitgide inceltir. Tam da burada, modern birey için "arafta kalma" hali başlar; o ruh, ne tam olarak terk edilen geçmişin sıcaklığına aittir, ne de adımladığı o yabancı kentin soğuk yüzüne. Bu, iki dünya arasında asılı kalmanın, aidiyetsizliğin yarattığı tekinsiz boşluktur. Leyla Dinç'in, geçtiğimiz günlerde yayımlanan ilk romanı  Sessiz Umutlar , tam da Simmel'in tarif ettiği bu zihinsel mesafenin ortasında başlar. Karakterlerin birbirine olan uzaklığı kilometrelerle ölçülemez, daha çok modernitenin "akışkan...

Orhan Pamuk romanlarını nasıl yazıyor?

Resim
İYİ ŞEYLER | Orhan Pamuk anlatıyor Doğan Hızlan'ın TRT'de 1986 yılında gerçekleştirdiği programda, Orhan Pamuk romanlarını nasıl yazdığını anlatıyor.

Irwin Weil anlatıyor: Dostoyevski romanını bir ayda nasıl yazdı?

Resim
İYİ ŞEYLER | Irwin Weil Dostoyevski romanını bir ayda nasıl yazdı? Hapisten yeni çıkmış, borç batağındaki Dostoyevski meşhur romanlarından birini nasıl bir ayda yazdı? Bu olay, hayatında nasıl bir dönüm noktası oldu? Irwin Weil, Dostoyevski'yi anlatıyor...