Kayıtlar

Zihnimin Orta Yerinde

Resim
Zihnimin orta yerinde hüküm süren imparatorluğun, zayıfça bir kölesiyim. Köşesine kurulmuş koca göbekli efendilerimin buyruğunda oradan oraya sürükleniyorum. Ayaklarıma vurulan zincirlerin arkadaşlığı biraz olsun kalabalıklaştırıyor beni. Ardından, işe yaramazlar silsilesinde liderliği tuttuğum avuçlarıma kırbaçlar yiyorum. Ne zamandır dardayım. Zamanda yolculuğu keşfetmişcesine her gün aynı feryadı işitiyorum. Hoyrat yaşamın bekçisi kapımda dikiliyor, onun bozuk saatine göre yaşıyorum gecemi. Gündüzüme, günlerdir gün doğmuyor. Merve Dede @bengilaf

'Yetiştiği yerler'in sokaklarını sergi mekânlarına dönüştüyor

Resim
Sanatçı-ressam Vardal Canis, ilk kişisel sergi projesi 'Yetiştiğim Yerler' için İstanbul'da yaşadığı 9 senenin sonunda, taşındığı 15 evin sokaklarını boyuyor. 'Yetiştiğim Yerler' sergisi; Ortaköy, Kanlıca, Beşiktaş, Kadıköy, Şişli, Nişantaşı ve Balat gibi semtlerin sokaklarında herkes tarafından gezilebilecek. Vardal Canis‘in Fuat Değirmenci tarafından hazırlanan sitesi, eski ev arkadaşlarına teşekkür mesajı ile açılıyor. 'Yetiştiğim Yerler‘in altında zamanla eklenecek özel isimleri ile yaşadığı evlerin başlıkları olacak. Şimdilik Kadıköy’deki ilk evi 'Gül Apartmanı' ve Beşiktaş’daki son evinin yakınındaki 'Çırağan' var. Açıklamaları, görseller ile birlikte, sokakları boyadıkça yüklüyor. SanatAtak'ta yer alan habere göre, ilk kişisel sergi projesi 'Yetiştiğim Yerler' için İstanbul’da yaşadığı 9 senenin sonunda, taşındığı 15 evin sokaklarını boyayan Vardal, kendisi için önemli olan bu sokakları, sergi mekânları olarak yen...

Aydın Sezgin ve Giray Altınok'la tiyatro ve oyunculuk üzerine

Resim
Taraça Sohbetleri'nde ilk haftanın konukları Aydın Sezgin ve Giray Altınok... Bu iki genç ve yetenekli oyuncuyla, ilk sohbetimizde onların oyunculuk serüvenlerini, mevcut ve yeni projelerini, teknolojinin hayal gücü üzerindeki etkisini ve daha birçok şeyi konuştuk. Dostlukların, arkadaşlıkların, hatta aşkların başlangıcı, zamana, tesadüflere ve vesilelere olduğu kadar, bulunan yere, yani mekâna da bağlıdır. Bazen günün yorgunluğunu üzerinizden atmak için uğradığınız kafede size servis yapan garsonun sıcak gülümsemesi, hiç tanımadığınız insanların etrafınızda uçuşan hoş sedaları ve hasbelkader aynı ortamda bulunan, sizinle aynı durumda olan biriyle kurmuş olduğunuz kısa ve sıcak bir iletişim bile büyük dostlukların başlamasına vesile olabilir. Mekânların özel olmasının sırrı da budur işte. Cafe Taraça da bu mekânlardan biri. Zaman içerisinde tanışıp dost olduğumuz bu güzel insanlarla yaptığımız hoş sohbetleri bu haftadan itibaren arada bir paylaşarak muhabbete sizleri de ortak et...

Orhan Pamuk: "İstanbul'u kurtarın, korku içinde yaşıyoruz"

Resim
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, Türkiye’deki İslam yanlısı hükümetin daha fazla baskıcı olmaya ve otoriterleşmeye başladığını, ülkesi için korktuğunu dile getirdi. Pamuk, insan hakları ihlalleri bakımından Avrupalı ülkelerin, Türkiye’ye karşı daha sert pozisyon almaları gerektiğini belirtti. Dünyaca ünlü Yazar Orhan Pamuk, İtalyan La Republica gazetesine bir demeç verdi. Gazetenin Türkiye haberleri uzmanı muhabiri Marco Ansaldo’nun gerçekleştirdiği mülakat, “Pamuk: İstanbul’u kurtarın, korku içinde yaşıyoruz” başlığı ve “Güç, muhalifleri korkuttu ve laik düşünceye darbe indirdi” cümlesiyle birinci sayfadan duyuruldu. İç sayfadan, “Türkiye’de bir korku iklimi var. Güç, muhalifleri ve gazetecileri korkutuyor. Avrupa sesini duyurmalı” başlığıyla görülen mülakatın sunumunda, Pamuk’un genelde “Röportaj veririm, ama sadece edebiyat konusunda konuşalım” diyen bir tip olduğu, ancak bu sefer politikadan konuşmadan edemediği aktarıldı. Taraf gazetesi yazarı arkadaşı Murat Be...

Onlarca oyun, dans ve performans için geri sayım

Resim
3-28 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 20. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, ‘Godot’yu Beklerken’den ‘Gizli Yüz’e kadar yurtiçi ve yurtdışından onlarca oyun, dans ve performans tiyatroseverlerle buluşacak. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Aygaz A.Ş., Opet ve TÜPRAŞ’ın eş sponsorluğunda düzenlenen 20. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı, Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleştirilen basın toplantısıyla açıklandı. Festival, 3-28 Mayıs tarihleri arasında yurtdışından 9, Türkiye’den 23 oyun, dans ve performanstan oluşan 32 gösteriyi ve zengin içerikli 18 yan etkinliği 25 farklı mekânda sanatseverlerle buluşturacak. Festival programında yer alan 21 yerli yapımın Türkiye prömiyeri, uluslararası bir yapımın ise dünya prömiyeri gerçekleştirilecek. FESTİVAL TANITIM FİLMİ http://www.sonmedya.com.tr/2016/03/20/451/

Ünlü yazara görkemli veda

Resim
İtalyan yazar Umberto Eco için dün Milano kentinde görkemli bir cenaze töreni  düzenlendi. Haberin videosu için tıklayın! http://www.sonmedya.com.tr/haber/4165/umberto-eco-son-yolculuguna-ugurlandi.html

Galatasaray Üniversitesi'nde Yaşar Kemal Sempozyumu

Resim
Geçtiğimiz yıl hayata gözlerini yuman usta yazar Yaşar Kemal'in 1. ölüm yıldönümünde Galatasaray Üniversitesi'nde sempozyum düzenlenecek. Geçtiğimiz yıl 28 Şubat'ta aramızdan ayrılan büyük usta Yaşar Kemal'in ölümünün birinci yıldönümünde bir sempozyum düzenleniyor. Galatasaray Üniversitesi, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Fransız Büyükelçiliği işbirliğiyle düzenlenen "Yaşar Kemal: İnsanı, Toplumu, Dünyayı Kucaklamak" Sempozyumu, 29 Şubat 2016 Pazartesi günü Galatasaray Üniversitesi'nde yapılacak. Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. E. Ertuğrul Karsak ve Galatasaray Üniversitesi Fransız Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Jean-Jacques Paul'ün açılış konuşmalarıyla 09.30'da başlayacak olan sempozyum, saat 17.00'a kadar sürecek. Sempozyumun açılış konferansı, bu toplantı için özel olarak İstanbul'a gelen, Fransız Akademisi Paul Morand Büyük Ödülü sahibi yazar/gazeteci/diplomat Daniel Rondeau t...

137 film izleyiciyle buluşuyor

Resim
Değişik gün ve saatlerde iki kez gösterilecek olan festival filmleri, dünyadan ve Türkiye'den en güzel örneklerle 3-10 Şubat tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Ülkemizin önde gelen sanat etkinlikleri arasında yer almayı sürdüren ve büyük ilgi gören 
“İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali” bu yıl 27. yaşını kutluyor. Program yine 
kaçırılmayacak yerli ve yabancı kısa filmlerle dolu. Büyük bir çoğunluğu dünyanın önemli festivallerinden ödüllerle dönmüş olan kısa filmler, 03-10 Şubat 2016 tarihleri arasında, ücretsiz olarak seyirciye sunulacak. Değişik gün ve saatlerde iki kez, Fransız Kültür Merkezi - Taksim, İtalyan Kültür Merkezi - Tepebaşı ve Alman Kültür Merkezi - Galatasaray sinema salonlarında Türkçe alt yazılı olarak gösterilecek.
 Program kapsamında, “Kurmaca, Belgesel, Canlandırma ve Deneysel” filmlere yer veriliyor. Festivale toplam 1023 film başvurdu. Programda; kişisel başvuruların dışında, Fransa UNIFRANCE, Polonya Krakow Film Found...

Kasvet [Öykü]

Resim
Akşamın kendisini hissettirmeye başladığı anlardı, güneş ışıkları ufukta gözden kaybolmak üzereydi. Yağmur damlalarının birer birer düşmesiyle gökyüzündeki bulutlar yerini kasvetli bir görünüme bırakıyordu. Oldukça ürkütücüydü sokaklar. Havanın kararması ve sis bulutlarının çökmesi üzerine, her an bir yerlerden yaratıklar çıkacakmış gibiydi. Bir de rüzgâr başlamasın mı? Saçlarının yüzüne yapışmasından önünü göremiyordu âdeta. Yağmurun şiddetini artırmasıyla beraber saçlarını topladı ve şemsiyesini açarak yürüyemeye devam etti. Sokaklar sakin ve sessizdi bugün. Tek ses, ilerideki parktan rüzgârın etkisiyle kendi kendine sallanan salıncakların gıcırtılı sesleriydi. İleride dilenci bir adam; yüzü uyuşukluk, boş vermişlik ve tembellik haritası... Dağılmış saçlar, upuzun sakallar... Gözleri ‘yardım et’ diyordu sanki. Ah be amcacım, elimde olsa da sen ve senin gibilere yardım edebilsem. Utana sıkıla geçtim yanından.  Gülme sesleriyle arkama döndüm ki iki genç, ada...

Güneşin Kızı

Resim
Siyah deniz misali sarmış bedenimi sarmaşıklar. Aralayıp güneşe ulaşmak tek vasiyetim. Sıyırsın saçlarımı güneşin altın okları. Bir tek güneş gülsün yüzüme, gözlerim eriyene kadar baksam, içime işlese yarı kadife olan o nazik ince tonu koklasam tüm benliğimle ayakuçlarımdan çıksa nefesim seyre çıksın içimi seyretsin akciğerimden kalbimi okşasın damarlarımdan geçerken kanımı sevsin beni... Bir tek güneş dokunsun bana. Güneşimdin, karanlığımdan aydınlığa çıkaran ben parçayken bulmuştum seni şimdi bir Necip Fazıl nüktesi gibi, "bir parçayım ben bütüne hasret". Yokluğun çığ gibi düştü üstüme. Oynatamadım elimi, ayağımı, kalbimi çarpmaz senden sonra kimseye benim için bile çarpmaz. Rehin aldın bedenimi. Sözüm geçmez kalbime. bir tek senin nedimenmiş, anladım gittiğine. Sen aşkın mahsı, sen divitin sarı mürekkebi sen Yunus'u yollara düşüren. Bense aşkın küçük serzenişi, divitin metali, yolunda biten ot. F...

Kuşlar kadar özgür olmak

Resim
"Kuşlar kadar özgür olmak isterdim!" diye mırıldandı deniz kıyısındaki adam, tepesinde gezinen martılara bakınarak. Önünde duran koca vapura binip karnını doyurmak için bir simit aldı. Ardından denizi en güzel görebileceği bankı seçti kendine; iki mavinin birleşimini en güzel ifade edecek olan yer. Ve elindeki simidin yarısını kuşlarla paylaşırken âdeta bir sinema gibi izledi onları.  İzledikçe izledi, izledikçe mutlu oldu adam. Sonunda martılar dört bir yana kaçıştığında kendi simidinden bir ısırık aldı. Ancak o zaman fark edebilmişti vapurun demirlerinde kendisini izleyen martıyı:  Büyük gözlerini üzerine dikmiş, beyaz tüylerini kabartmıştı. İşte o zaman anladı adam; bir lokma simide muhtaçken, sanıldığı kadar özgür müydü kuşlar?                                                               Merve Dede ...

Koordinatlar

Resim
Evin arka odasındaki pencere, iç içe geçmiş, üst üste yığılmış gibi duran irili ufaklı müstakil yapılara açılıyor. Görünümün dağınıklığını, bahçe bile denemeyecek toprak parçaları ve ıslak kiremitlerle evlerin çatılarını örten paslı levhalar tamamlıyor. Rüzgârsız, dingin bir sabah. Sağa sola saçılmış sigara izmaritlerine hafif hafif yağmur damlaları düşerken ardına kadar açtığım pencereden gökyüzüne bakıyorum: Dağın eteğinden gözümün erişebildiği noktada, bittiği yerde neyin başladığını bilememenin verdiği huzursuzluk ve bir elimde yarı otomatik silahla, sigaramın dumanından bir nefes daha üflediğim plastik bir dünya bu. Kıraç araziyi çevreleyen bu sonsuzluk duygusunun ardında bir şey olmalı diyorum yine de. Uzaklara belli belirsiz monte edilmiş kuru ağaçların, kır çiçeklerinin ve küçük taşların zirveye doğru yükseldiği ürkütücü bir devinimsizlik. Bütün evren buradan ibaret. Şaşıracak bir şey yok aslında: Dış dünyanın varlıkları arasında onların bir parçasıymış gibi göründüğüm, camd...

Gecenin karanlığı

Resim
Yalnızlığı severim, sessizliği de. Ve bu ikisini birleştiren geceyi de severim. Gecenin sessizliğini dinlemeyi de. İçimdeki seslerin sessizlikteki haykırışlarını dinlerim geceleri! Arapsaçına dönen iç dünyamı incitmeden taramaya çalışırım. İçimdeki kalabalıkları layık oldukları yerlere oturtmaya çalışırım... Ve ben geceyi severim; gecenin seslerini dinlemeyi de. Ayı ve yıldızları seyrederim dakikalarca. Bana uzaklıklarını ve bu uzaklıktaki yakınlığı düşünürüm. Sonra da bana yakın ama benden yıldızlar kadar uzakta olanları... En çok da dolunayı severim. Kemale ermiş bir aşk gibidir dolunay! Ve hilali severim, sonunda kâmil olacak bir aşka atılan ilk adım olduğu için... Gözlerim yıldızlara takılır, hepsi göz kırpar sanki bana! En parlak, en göz alıcı olanlar gülümser, ''Bize bak, bizle konuş!'' diye... Ama nedense benim gözlerim hep en soluk olanları arar. Bir kenarda utangaç, mahzun, sessiz duranları... Onlarla konuşmak, onlarla dertleşmek isterim. Sanki beni ...

Bir Yağmur Damlası

Resim
Ben bir yağmur damlasıyım; Kaldırım taşının arasında büyüyen, Bir çiçeğe hayat. Bazen bir hanımelinin yaprağında, Bazen bir ağaç kavuğunda, Bazen de okyanusta varım. Yer yüzüne bir melodi fısıldarım damla damla Toprakla buluştuğumda, O mis koku dolar her yana. Ve bir şiir yazılır gökyüzüne, İnce ince işlenir sanat. Bir yağmur damlası, Koca bir maviliğe hayat C. Merve Dede Merve Dede'nin tüm yazılarını okumak için: https://www.wattpad.com/user/mervedede34

One Hour Before The Trip - "Vagabond" [Video-Klip]

Resim