Kayıtlar

Av ile avcı arasında: Yavuz Türk'ten yeni şiir kitabı

Resim
Yavuz Türk yeni şiir kitabı  Avı Durdurmak 'ta, insan doğasının karanlık köşelerini Kâbil ve Habil üzerinden sorguluyor... Yavuz Türk'ün üçüncü şiir kitabı  Avı Durdurmak , geçtiğimiz günlerde Epona Yayınları'ndan çıktı. Önceki iki şiir kitabı  Kumaş  ve  Sonra, Doğdum 'un ardından yayımladığı  Avı Durdurmak 'ta Yavuz Türk, destansı bir hikâyenin çevresinde örüyor şiirlerini. Kutsal kitaplarda yer alan Kâbil ve Habil olayı ile "av-avcı" metaforu arasında koşutluk kuran şairin yeni kitabı, önceki kitaplarında olduğu gibi parçalı şiirlerden değil, tek ve uzun bir şiirden oluşuyor. KÖTÜLÜK, KISKANÇLIK VE YIKICILIK "Nehir şiir" olarak nitelenebilecek  Avı Durdurmak ; Prolog, Gövde, Epilog ve Nihayet şeklinde adlandırılan üç bölüm ve bir final şiiri üzerine kurgulanmış; Av Öncesi, Avı Durdurmak, Av Sonrası ve Nihayet biçiminde sıralanan alt başlıklar ise kitap boyunca bize "av" ve "avlanma"nın doğası üzerine etraflıca düşünmemize o...

Elton John, 2024 yılının ikonu seçildi

Resim
Efsanevi İngiliz şarkıcı Elton John, Time dergisi tarafından 2024 yılının ikonu seçildi. 50 yıllık müzik kariyerine son verme kararı alan 77 yaşındaki sanatçı, dergiye verdiği röportajda özel hayatı ve müziğe olan tutkusuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. MÜZİK KARİYERİNE VEDA EDİYOR Grammy ödüllü Elton John, 50 yıllık başarılı müzik kariyerine son verme kararıyla hayranlarını üzdü. Görme kaybı yaşayan sanatçı, müzik dünyasına veda ederken Time dergisi tarafından Yılın İkonu ödülüne layık görüldü. TİME'IN KAPAK YILDIZI OLDU Time dergisinin kapak yıldızı olarak öne çıkan Elton John, inancı, özel hayatı ve merhum annesiyle olan ilişkisi hakkında samimi açıklamalarda bulundu. Sanatçı, hayatının farklı dönemlerindeki duygusal anılara ve müzikle olan bağının derinliğine değindi. MÜZİK YAPMAK İLE MÜZİK DİNLEMEK ARASINDAKİ SEÇİMİ Efsanevi müzisyen, dergiye verdiği röportajda, "Yeni bir plak, yeni bir kitap, yeni bir fotoğraf almanın heyecanını hiç kaybetmedim" dedi. Müzi...

Üç şairden ortak şiir matinesi

Resim
Yadi Dost, Alparslan Yige ve Med Zu, Kadıköy'deki Mekân İyi Fikir'de şiir tutkunlarına muhteşem bir gece yaşattı. Yadi Dost ve Alparslan Yige'nin yılın belli dönemlerinde gerçekleştirdiği şiirli-şarkılı etkinlikleri, geçtiğimiz ay Mekân İyi Fikir'de yeniden başladı. Yadi Dost'un  Vedalar da Güzeldir  ve Alparslan Yige'nin  En Çok Sen Yoktun  adlı çok satan kitaplarından fon müziği eşliğinde şiirler okuyarak dinleyicilere keyifli anlar yaşattığı etkinlikte, bu kez, yeni yayımlanan kitabı  Tanra  ile Med Zu da vardı. Açılış konuşmasının ardından genç şair Med Zu'nun sıradışı şiiri "İbrahim"i kendine has yorumuyla okuyan Alparslan Yige'nin şiirin ortalarında sözü Med Zu'ya verip şiir düetine dönüştürerek başlattığı dinleti, daha sonra Yadi Dost'un sevilen aşk şiiri "Beklenen Sen"le devam etti. SEVİLEN ŞİİRLERİNİ SESLENDİRDİLER Etkileyici performanslarla açılan ve şairlerin sırasıyla şiirlerini okuduğu gecede, Yadi Dost  Vedalar d...

Sarsılmaz bir arkadaşlığın filmi: Stan & Ollie

Resim
  Stan & Ollie , ünlü komedi ikilisi Laurel & Hardy'nin hayat hikâyesini konu ediniyor. 1920'li yıllarda beraber çalışmaya başlayan ve dünyanın en iyi komedi ikilisi olarak bilinen Stan Laurel ve Oliver Hardy, 100'ü aşkın filmde birlikte rol aldı. 1953 yılında çıktıkları son turnenin ele alındığı filmde, ikilinin kariyer yolculuklarının yanı sıra özel hayatlarına ve yaşadıkları sıkıntılara da yer veriliyor. İşte size, duygu dolu, sarsılmaz bir arkadaşlığın anlatıldığı filmden küçük bir kesit... Sekansın tamamını izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Kanadalı yazar Varol McKars ile sırlar ve aşklar üzerine...

Resim
  Varlık  dergisinde, Kanadalı yazar Varol McKars ile sıradışı bir aşk hikâyesini merkezine aldığı, sırlarla örülü romanı  Ateş, Su ve Aşk 'ı konuştuk. "ROMANIN JAPONYA'DA GEÇEN BÖLÜMLERİNİ YAZMAK BANA AYRI BİR HEYECAN VERDİ" Ayhan Şahin:  Japonya-Kanada-Türkiye üçgeninde geçen romanınız  Ateş, Su ve Aşk , gerçekte tek bir aşk hikâyesini konu ediniyor gibi gözükse de, çevresinde küçük küçük aşkların da yer aldığı tutku ve sadakat üzerine yazılmış bir kitap. Sizi bu romanı yazmaya iten saikler nelerdi ve ilk ne zaman yazmaya karar verdiniz? Romanın yazılma serüveninden bahseder misiniz biraz? Varol McKars:  Türkiye benim anavatanım; on beş yıl önce de Kanada'ya yerleştim. Japonya'nın ise romanın merkezinde yer almasının ilginç bir öyküsü var: Kanada'ya geldikten sonra tanıştığım, baba-oğul gibi yakınlaştığımız ve geçen yıl vefat eden Kore gazilerimizden Vahe Bedrossian, romana Japonya'yı katmamın nedenlerinden biri. Vahe Bey, Kore Savaşı'na katılmış...

Gölgeler arasında [Öykü]

Resim
Ağlamaktan harap olduğum, soğuğun içime işlediği bir kış gecesi gelmişti yanıma ilk defa. Siyah cüppesi karanlığa karışırken yeşil keskin gözleri ışıldayarak karanlığı deliyordu. Nereden geldin, kimsin, demedim. Diyemedim. Yatağımda bağdaş kurmuştum, beni rahatsız etmek istemiyor olmalıydı ki yatağımın kenarına ilişti. Gülümsemesinin sıcaklığı yayıldı odaya. İçimdeki kasvetten oluşan kurtçuklar bir anda kelebeğe dönüştü sanki. Konuştu benimle, hem de saatlerce. Ben ağlayarak dinledim sadece, o ise sıkılmadan, yorulmadan saatlerce konuştu. Kimseye anlatmadım onun geceleri yanıma geldiğini. Bilseler engel olurlardı. Kimmiş, nerden gelmiş, ne istiyormuş... Kimin umurunda ki... Kimse bilsin istemedim, tek bana ait kalabilsin diye. Ev halkı duyacak diye ödüm kopuyordu ama, o, öyle kısık bir sesle, acele acele anlatıyordu. Saatlerce uyuyan ben, artık geceleri hiç uyumadan onu dinliyordum. "Koparılmaktan korkan bir çiçeksin sen. Üzerindeki karlara rağmen kardelen edasıyla açıyorsun. Mera...

İYİ ŞEYLER | Erland Cooper

Resim
  5 Ekim 1984'te dünyaya gelen Gawain Erland Cooper, İskoç besteci, yapımcı ve multi enstrümantalist sanatçıdır. "Kuşağının en özgün ve ilgi çekici bestecilerinden biri" olarak tanımlanan Cooper, Orkney, Stromness'te doğup büyümüştür. Disiplinlerarası bir sanatçı olarak, dört ek albüm ve çok sayıda EP'nin yanı sıra doğa, insanlar, yer ve zaman temalarının yanı sıra çocukluğunun geçtiği evden ilham alan bir çalışma üçlemesi de dahil olmak üzere dört beğenilen stüdyo albümü yayınladı. Alan kayıtlarını klasik orkestrasyon ve modern elektronik unsurlarla birleştiren Cooper, aynı zamanda enstalasyon sanatı, tiyatro ve film de dahil olmak üzere karma medya projelerinde çalışmaktadır. Royal Television Society ödülü sahibi olan sanatçının müzikleri BBC Radio 3 ve BBC Radio 6 Music'te sıklıkla çalınmasının yanı sıra çeşitli TV kanalı yapımlarında da yer almaktadır. Mojo Magazine tarafından kimlik, hafıza ve mekânı müzik, kelimeler ve sinematografi ile bağdaştırarak p...

Göğün boşluğundan acının sığınağına...

Resim
İnsan ruhunun sürekli sakatlandığı ve baskılandığı bir çağda bireyin varlık nedeni de her geçen gün anlamını yitiriyor. Duygu ve düşüncelerin nesnelerle iç içe geçtiği, durmaksızın yer değiştirdiği bu hız çağında varlığımıza yaklaşabilmek, "kaybolmadan" yeni anlamlar yükleyebilmek hemen hemen imkânsız gibi. Eğer ki kendinizi yapayalnız, çaresiz hissediyorsanız, sonsuz bir mutsuzluk halesiyle çevriliyseniz, mutlak bir ıstırap sarmalına mahkûm halde salınıp duruyor ve bir türlü çıkış yolunu bulamıyorsanız, Sevgi Uçar'ın Ateşten Şâyeste kitabında, kelimelerle kurduğu şiir evreninde biraz olsun nefeslenebilirsiniz. Önce parça parça var olacağınız sokak gürültüleri arasında "Sessiz, masmavi bir gök" karşılayacak sizi bu evrende. Şehrin kapılarından geçecek, uğultulu ölüleri göreceksiniz, varlığınız uykularınızda çınlarken ve kâinat uykuya dalmışken bunca kargaşanın içinden sevgiliye sesleneceksiniz yine de: [...] "Geç şehrin kapılarından, mevsimler utansın Daha ...

Şiirin gizemli atmosferinden notlar

Resim
Şiir yazmak herkese nasip olmaz, herkesin "harcı" da değildir üstelik. Tanrısal yetilerle donatılmak mı, ya da zaman içinde içsel gelişimini tamamlamak mı gibi kadim sorular bir yana, burada varoluşumuzu anlamlandıran ve "kim" olduğumuzu tanımlayan en temel olgu, olsa olsa, yaşadığımız evrene, yeryüzüne ve insanlara nasıl baktığımızdır. Hayatı nasıl görüyoruz? Dünyayı, canlıları, nesneleri ve olayları nasıl yorumluyoruz? Belki de temel soru şudur: Herkes gibi, seslerin ve görüntülerin anaforuna kapılarak nereye gittiğimizi bilmeden sonsuza dek sürüklenip duracak mıyız, yoksa şöyle bir durup bütün bu olan biteni anlamaya çalışarak, kendi varlığımızdan başlayıp tüm varoluşsal süreçlere şaşkınlık ve hayranlıkla, büyülenerek mi bakacağız? Eğer ki kâinatı ve "şey"leri; zamanı ve mekânı, canlıları ve nesneleri, yaşamı ve ölümü, kederleri ve sevinçleri bir şiir gibi görmeyeceksek, evrendeki yerimizi de anlamak/anlamlandırmak biraz güçleşmeyecek mi? Ayşe Şafak Kan...

Şiirin felsefeyle imtihanı

Resim
  Ontolojik alanda, tinsel bir etkinlik olarak sanat yine tinsel bir varlık oluştururken, maddi bir etkinlik olarak teknik de maddi varlığı şekillendirir. Tam da bu noktada eleştiri dediğimiz uğraşın kendini varlık olarak nerede temellendireceği, neyi nasıl biçimlendirip etkileyeceği sorunu karşısında şiire felsefeyle bakabilmek, bugün artık hep olduğundan çok daha dikkate değer bir yol olarak kendini ortaya koymaktadır. Sanatsal çabanın doğasına uygun kapsayıcı, bütüncül bir kuramdan bağımsız olarak, şiire ilişkin etkin bir eleştirinin ortaya konması mümkün değildir. Kurama dayanmayan şiirin, böyle bir yapının ayakta durma, var olma ihtimali yoktur. Böyle bir kuramın varlığından söz edebilmek de ancak o uğraşın oluşturduğu bilginin türüyle, ne içerdiği, nasıl ortaya konulduğuna dair kullanılan fiziksel araçların çeşitliliği ve olanakları üzerine çözümlemelerle mümkündür. Platon'un sanatsal etkinliğin doğasını çözümlemeyi sorun edindiğini varsayarak, bu temelde bir sanat kuramı olu...

Zarif bir söyleyişin inşası

Resim
  Pandemi sonrası şiirin saatinin tıkır tıkır işlemediği bir dünyadayız. Birileri çıkıp son otuz yıldır böyleydi derse, ona itiraz edilebilir. Şimdiki "üzerine ölü toprağı atılmış" ortama kıyasla 2000'ler ya da 2010'lar şiiri tartışmalarını doğuran fiziksel ya da dijital agora çok uzak bir hatıra sayılmaz. Her dönem kendinden öncekini aratır. Ancak şimdi çok daha iyi biliyoruz ki "ölü toprağı altında" kısa kesik, aritmik kıpırtılarla şiir de şair de özgün ses arayışını yeni bir mecraya akıtmak zorunda. Bir diğer deyişle şiir, kendi iddiasının sınırları ışığında insanın seyrini resmedecek ya da ona yön gösterecek. Dilimizin ucuna kadar gelen bir üçüncü seçenek daha var ki, onu zikretmemeyi tercih ediyoruz. Çünkü, her şartta ve her dar koridorda şiire inanıyoruz. Bittabi bu inancımız sebepsiz değil. Arada sırada bir yerlerden bir ses gelir, şiirin ve şairin bu zorlu yolculuğunun hâlâ var olabildiğine bizi ikna eden. Aslına bakarsanız Ekim 2020'de Türkçedek...