Kayıtlar

yavuz türk aramasıyla eşleşen yayınlar gösteriliyor

Av ile avcı arasında: Yavuz Türk'ten yeni şiir kitabı

Resim
Yavuz Türk yeni şiir kitabı  Avı Durdurmak 'ta, insan doğasının karanlık köşelerini Kâbil ve Habil üzerinden sorguluyor... Yavuz Türk'ün üçüncü şiir kitabı  Avı Durdurmak , geçtiğimiz günlerde Epona Yayınları'ndan çıktı. Önceki iki şiir kitabı  Kumaş  ve  Sonra, Doğdum 'un ardından yayımladığı  Avı Durdurmak 'ta Yavuz Türk, destansı bir hikâyenin çevresinde örüyor şiirlerini. Kutsal kitaplarda yer alan Kâbil ve Habil olayı ile "av-avcı" metaforu arasında koşutluk kuran şairin yeni kitabı, önceki kitaplarında olduğu gibi parçalı şiirlerden değil, tek ve uzun bir şiirden oluşuyor. KÖTÜLÜK, KISKANÇLIK VE YIKICILIK "Nehir şiir" olarak nitelenebilecek  Avı Durdurmak ; Prolog, Gövde, Epilog ve Nihayet şeklinde adlandırılan üç bölüm ve bir final şiiri üzerine kurgulanmış; Av Öncesi, Avı Durdurmak, Av Sonrası ve Nihayet biçiminde sıralanan alt başlıklar ise kitap boyunca bize "av" ve "avlanma"nın doğası üzerine etraflıca düşünmemize o...

Yavuz Türk: "Bu romanı bana 'artık ölüleri gömecek toprağımız kalmadı' cümlesi yazdırdı”

Resim
"Artık ölüleri gömecek toprağımız kalmadı" cümlesi, Yavuz Türk'ün distopik romanı Yüce Lider'e Dair 'in kapısını açan karanlık eşiklerden biri. Bu cümleden büyüyen anlatı; kıtlığın, korkunun, baskının ve lider kültünün kuşattığı bir adada, insanın hayatta kalma çabasıyla direnme ihtimali arasındaki gerilim üzerinden ilerliyor. Şair kimliğiyle tanıdığımız, ancak bu kez romanın imkânlarıyla kurduğu yoğun ve konsantre bir atmosferin içinden konuşan Yavuz Türk,  Yüce Lider'e Dair 'de distopyanın tanıdık karanlığını bugünün dünyasına yaklaştırırken, masalsı bir anlatımın içinden bizlere, iktidar, itaat, şiddet ve umut üzerine düşünme alanı da açıyor. Yavuz Türk'le 'Yüce Lider'e Dair' üzerine bir konuşma Ayhan Şahin:   Romanın  Yüce Lider'e Dair , baskıcı-totaliter bir rejimin hüküm sürdüğü bir adanın distopik hikâyesi. Sürgünler, ölümler, işkenceler, kıtlık, iç savaş, toplu katliamlar... Bu romanı yazmaya ne zaman ve nasıl karar verdin? Tü...

Seçmek üzerine bireysel bir manifesto!

Resim
Herkes bir şeyleri seçer. Çünkü seçmek var olmaktır. İnsanın ne'liğini ele veren en yüce eylemlerden biridir. Esas olarak tümüyle kişisel bir özelliğe sahiptir; bence sıkça vurgulanan ‘özgürlük’ kavramından çok, birey kavramıyla ilişkilidir. O yüzden ben de burada kendi bireysel seçimlerimi vurgulamayı bir borç bilirim. Aslında bütün bunlar (yani aşağıdakiler) güzel günleri bize taşıyabilecek ütopik fikirlerdir sadece. Yoksa -maalesef- hayatta karşılığı yoktur. Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek hazırlamak istiyorsak yapılması gerekenler: 1- Aksanlı konuşan bütün beden eğitimi hocaları tasfiye edilmelidir. Çünkü bunların çoğu köylü kurnazlığına sahiptir; hayatta bir şey olamamanın acısını, öğretmen olma erkini sonuna kadar kullanarak gidermeye çalışırlar. Bütün şehirlerin plaka numaralarını ezbere bilmek ve bulmaca çözme seviyesinde kültürel birikime sahip olmak gibi lüzumsuz faaliyetleri vardır. İlgisi olmayan öğrencilere voleybol kurallarını anlatır ve bu konu...

Şairler İçin Kolay Yazım Hocası

Resim
1. * Her noktalama işaretinden sonra kesinlikle bir boşluk [  ] vardır. * Her noktalama işaretinden önce kesinlikle bir boşluk [  ] yoktur. * Yazının içinde bold kesinlikle kullanılmaz. Bundan kaçının. Bold severler için iki öneri: 1) Yazıda vurgulanmak istenen yerler bold yapılmaz; vurgulanmak istenen ifade ya çift tırnağa alınır [“ ”] veya elzem durumlarda italik yapılır. 2) Sevdiğiniz şairden alıntı yaparken onun ismini bold yazmanız onu daha çok önemsediğiniz anlamına gelmez. * Yazı içinde bir şiir alıntısı yaparken, bu alıntıyı çift tırnak [“ ”] içinde göstermeniz yeterlidir. Şiiri veya dizeleri tırnak içine aldıktan sonra bir de italik , bold ya da italik ve bold yapmanıza gerek yok. Biliyorum, güzel görünüyor diyeceksiniz; ama hayır, güzel görünmüyor. * Bütün dergi, gazete ve eser (kitap, film, resim, müzik albümü vs.) adları italik yazılır. * Eğer şüphelendiğiniz, emin olmadığınız (ah, elbette biliyorum çok nadiren olur bu size) bir bilgi v...

O Zamanlar Daha Olric Yoktu

Resim
Metinlerarasılık açısından bu derece kuvvetli bir romanın hayali karakterinin de elbette birtakım roman karakterleriyle anılması ve benzerlik kurulması son derece normaldir. Üstelik Tutunamayanlar 'ın, içinde yazarını doğrudan etkileyen birçok eserin adının anıldığı bir roman olduğunu da biliyoruz. Romanın yayımlandığı 1971-1972 tarihlerinden itibaren, hem eserin teknik yapısına hem de karakterlerine dair birçok tespitte bulunuldu. Hayali Olric karakteri de elbette bunlardan biriydi. Yıldız Ecevit, Oğuz Atay'ın edebiyatına ve roman karakterlerine derinlemesine eğildiği Ben Buradayım... adlı kitabında Olric karakterine dair Atay'ın yapmış olabileceği göndermeler üzerinde durur ve bunları okura aktarır: Berna Moran'a göre, Charles Dickens'ın Büyük Umutlar romanındaki Orlick karakterine ve/veya Shakespeare'in Hamlet 'indeki Yorick'e gönderme yapılmaktadır. Çünkü Atay'ın Olric'i, adı anılan her iki roman kişisiyle de benzerlikler göstermektedir. Or...